Gökyüzünde Bir Mızrak Güneş - Mehmet Şahinkoç

buy amoxicillin without insurance

amoxicillin prescription no insurance

viagra

viagra diskuze francescocutolo.it
Kitaphaber.com.tr

 

Bilal Can | Şiir

21 Mart 2011

Şehrin uzak ucundan koşarak gelen kişilerdir şairler. Şiirlerinde hayatın çetelesi, gurbet, hüzün, aşk, acı, hasret. Kim dillendirmişse hüznü dilinde her daim bir şairin yıllanmış kelimeleri durur. Esriktir o söylenince, gariptir. Şair söylerse sayfa dinler, sayfa her şairin at koşturduğu bir alandır. Kalemin izlediği yol şairin kalbiyle bağlantılıdır. Mürekkebi kandır şairin.

Şiir kitapları üzerine yazılan yazılar genellikle şiir tarifi üzerinden yazılır. Şiir nedir sorusunun getirdiği telaşa okuyanla anlayan arasında karşılaşılan anlam genellikle şiirinin şair bağlamında anlaşılmış tutumudur. Bu yüzden her şiir yazan kişi şiirden anladığı kadarıyla şiir yazar anlamadığı kadar susar. Şiirini yazmış şair bildiği tanımı yine de tam olarak anlatamayan kişidir. Çünkü her şairin kendine göreliği şiir hakkında söylemi genişletmektedir. Söylemler şiire işlenirlik bakımından da farklılık gösterebilir.

Mehmet Şahinkoç’un Gökyüzünde Bir Mızrak Güneş eseri Okur Kitaplığından okuyuculara sunuldu. Eserdeki şiirler bir derdin mülhem ifadesinden sorgulamalar uyandıran sözlerle işlenmiş şiirlerden oluşmaktadır. Şairin tavrı hayat tarafındandır. Hayatın yüklendikçe kavi sözler sunduğuna dair kanaati yüksektir.

Apologetic şiiriyle başlayan eser şairin sert ünsüzlerle kurduğu sesli okumayla fark edilen pürüzlerin olduğu bir şiir. Daha sonraki Zor şiirinde ise hafif kelimelerle örülen cümlelerle zorluğu sınayan bir şair karşımıza çıkar ve zorluk hakkında -imkân dâhilince- zorluğun tarifini yapmaktadır. ‘zor olmalı dörde bölüp zamana kefen biçmek/hangisi doğurgan günlerin nerden bilinir/haftalar emeğe eş yüzde bir zir’a sırma kumaş/ hâlbuki muhal esmeden bir ay diğerine geçivermek/hatırdan öyleyse neden silinir/ hızla biten bir yıl an’laşınca zihne yavaş yavaş’

Gökyüzünde bir mızrak güneş isimli kitaba ismini veren şiire gelene kadar kitaptaki şiirler genellikle aynı sesi veren şiirlerdi. Bu şiirde ise safahat’taki manzum şiirlere benzer bir ses benzer bir ifade bulunmaktadır. Şöyle ki:

‘Susarım sancıyla sinemden sökülür sebepli sebepsiz sesim
Endamında ergensi eczadan mümkün mü olsun enkazım beleş
Olmasa oyun içte oyun olmasa ortasında ordunun savaşmak hevesim
Rızaya riya rapteden tutkum madem rütbeme kalleş
Rimbaud’nun rüyasında raks eden kediye kefen olsun histerim’


Müsebbipti, medfun, pürşeyk, requiem, erce gibi kelimeler kullanan şair bu gibi kelimelerle ara ara anlaşılmaz cümleler kurarak okuyucu zor durumda bırakmıştır. Kitap genel itibariyle çok açık ve anlaşılır şiirlerle birlikte anlamını hemen vermeyen, zor diye nitelendirdiğim şiirlerle işlenmiş. Cümle örgüsü alışılagelmişin dışında olan şair şiirlerinde düşünce yoğunluklu lirik söylemler elde etmeye çalışmış. Baştaki seslerin kitabın ikinci bölümünde azaldığı görülmektedir. Bu bölümde ayrıca ithaf edilmiş şiirlerle beyitler ve halk şiiri türünden şiirlere de rastlanılmaktadır.

Gökyüzünde Bir Mızrak Güneş
Mehmet Şahinkoç
Okur Kitaplığı

 

http://www.kitaphaber.com.tr/gokyuzunde-bir-mizrak-gunes-mehmet-sahinkoc-k441.html