Diri

Diri

15 Mart 2012

Suavi Kemal

 

Dört harften oluşan kısa bir kitap ismi. Kısa ve net. Diri. Bu dört harf Zafer Acar’ın yeni kitabında yer alan yüzlerce mısradan oluşan ve ha deyince romana evrilebilecek bir şiirin adı. Şiirin “romana” evrilebilecek olması narrative bir damarının olmasından kaynaklanmıyor. Daha çok kurduğu atmosferin romansı bir tat bırakmış olmasının neticesi. Yoksa Diri’de bir olay örgüsünden, karakterlerden söz edemeyiz.

Zafer Acar, daha ilk kitabı Coğrafi Delilik’le iddiasını ve cür’etini ortaya koymuş bir şair. İkinci kitabı Hamse ise uzun soluklu şiirlere ve gelenekten farklı tazelikler derlemeye adanmış şiirlerden oluşuyordu. Diri, Acar’ın arayışlarının belli bir olgunluğa ulaştığının nişanesi olarak okunabilecek ve kelimenin her anlamıyla yeni bir şiir kitabı. Şair Cevdet Karal’ın tespitlerini her ne kadar doğrudan Diri için söylenmemiş olsa da önemsediğim için buraya alıntılama ihtiyacı duyuyorum: “Zafer Acar, şiir dilimize tam da bugünlerin ihtiyaç duyduğu türden bir tazelik getiriyor. Onun şiirlerinde, kurumaya yüz tutmuş şiir dilinin söz kalabalığı yerine ilhamın karşı konulmaz coşkunluğunu buluyoruz. Acar, şiirin dünyasını ve konularını hayatın bütününe uzanacak şekilde zenginleştiriyor; cesareti, ilhamının uzanacağı çorak toprakların bile bir şiir bahçesine dönüşebileceğini hissettiriyor.”

Kitaba ismini veren diri kelimesinin “halen hayatta olmak”la sınırlanamayacak bir anlamı var. Gelenek dediğimiz ve yapıp, ettiklerimizin bir toplamından çok daha fazlası olan her ne ise “diri”de var. Her bölümün son kısmında yer alan “diri” redifli mısralar şairin “diri” kelimesinden neyi kastetiğini okuma kılavuzu olarak görülebilir: “duyuları modernizm yüzünden körleşenler uysun bana ilham getiren beş melek hâlâ diri/bakteriyel bir durumdur şirk çoğaltır kiri ama tertemizdir tek hâlâ diri/şükür ki harmanımdaki Batılı tohumları ayıklayan Doğulu elek hâlâ diri/kimse durduramaz beni intikâm yemini gibi kan içip kan kusan içimdeki böcek hâlâ diri/kaderin ağından kurtulmak çare mi ha bire kumpas kuran örümcek hâlâ diri”.

Uzun, saçaklı mısralardan oluşan bir şiir Diri. Zafer Acar, şiir okurunun alışkanlıklarını kıracak tercihlerle dolu bir poetika inşa ediyor. Divan edebiyatının, halk edebiyatının imkânlarına sağır kalmadan kendi şiirinin sınırlarını alabildiğine geliştiren “emperyal” bir şiir yazıyor. Kendine özgü bir şiirin peşinde Zafer Acar. Günün, gündemin nabzını kendi üslubuyla belirleme iddiasında. Kimsenin peşine takılmayan, ardından kimin gelip, gelmediğini hesaba katmayan bir şiir yazıyor. (Bu cüreti zamanla takipçilerinin de çoğalacağının işareti olabilir. Şiir biraz da böylesi bir cürete sahip olma sanatıdır zira.)

Diri’nin bir kusursuzluk abidesi olduğunu düşünmüyorum. Diri ile ilgili birkaç olumsuz fikrim de var. Reklam metinlerinden, popüler şarkılara göndermelerle yüklü şiirler yazıyor. Ancak KVK’nın ne olduğu ancak bir dipnotla açıklanarak muhatabına ulaşacağı zamanlarda şiirin o mısrasıyla karşılaşan kişinin işi biraz da zor olacak. Zira “ironi” dipnot vasıtasıyla paylaşılamayacak bir sanattır.

Kimi kafiyelerdeki “sakilliği” şiirin “kemiyetine” bağlasak da “keyfiyete” verilen zararın da az buz olmadığını vurgulamak zorundayım. Fatoş/boş/koş/sarhoş/coş/loş/varoş diye devam eden kafiyeler, doğrusu Zafer Acar’a yakaladığı irtifayı kaybetmesine ve şiirin bütününe zarar veriyorlar.

Son bir söz olarak kitabın yayıncısı olan Okur Kitaplığı’nı da tebrik etmek isterim. Hem biçim hem baskı olarak örnek bir çalışmaya imza atmışlar. Diri’nin “geniş” mısralarını ezmeyen bir boyut tercih etmişler.

Diri, hem mazrufuyla hem de zarfıyla dikkat çekici bir kitap.

 

Dergâh Edebiyat Sanat Kültür Dergisi Sayı:265 Mart 2012

http://www.suavikemalyazgic.com/diri