Hatıralar ve hayaller arasında 'Harput Şehrengizi'

Hatıralar ve hayaller arasında

Eylül 2011

Murat Soyak

 

 

Metin Önal Mengüşoğlu'nun "Harput Şehrengizi" isimli kitabı yitip giden güzelliklere yakılmış ağıt gibidir. Hatıralar ve hayaller arasında kalan bir insanın söylediğidir. Murat Soyak, okuyup tavsiye etti.

  

Metin Önal Mengüşoğlu’nun ‘Harput Şehrengizi’ isimli kitabı yitip giden güzelliklere yakılmış ağıt gibidir. Hatıralar ve hayaller arasında kalan bir insanın söylediğidir. Harput türküsü kadar yanık, içli ve derin bir kitap. Şehrin sivil tarihi. Bir şairin yüreğinde yankılanan geçmiş zaman izleri, kişileri, izlenimleri…

 

Genç yaşta kaybettiği oğlu Yasir’in acısıyla bütünleşir Harput şehri.

“Neden Harput koymadım adını oğlumun / Acıya alıştıramadım oğlumu”der.

 

Bir şehir odağında insanın anlam arayışı ve muhasebe kendisini gösterir. Roger Garaudy der ki: “Ataların ocağına sadık kalmak, asla onların küllerini korumak değildir ama ateşini yakmaktır.”

 

Bu anlamda ‘Harput Şehrengizi’ şehir algısına dair yeni bir yorumdur.  Geçmişin külleriyle avunmak istemez şair, ateşi yakma derdindedir. Zira her şeye rağmen devam etmektedir hayat. Ve direnişin, dirilişin türküleri söylenmelidir.

 

Yunus Emre’nin dediği gibi: “Her dem yeniden doğarız / Bizden kim usanası” Şehrin tarihi, kültürü, insanı, değerleri, sanatı -özellikle türküleri- şairin gönül ikliminde harmanlanıp yazıya dönüşür.

 

Mengüşoğlu, ‘Harput Şehrengizi’ kitabının yazım süreci hakkında şu açıklamaları yapar: “Harput Şehrengizi kitabımı kaleme almam üzerimdeki bir yükü hafifletmek anlamında bir ihtiyaçtı, evet bu kitabı kaleme almak benim için müthiş bir ihtiyaçtı.

 

Göçebe ataların çocuğu olarak yıllardır büyük kentlerde yaşadım. Kırlara olan özlemim belki de kır çiçekleri gibi bol çeşnili bir kitabı var etti. Kır çiçeklerinin demeti çok bol çeşitlidir. Her tür ve her renk mevcuttur o demette; papatya, hercai menekşe, ıtır, sarı, mor, mavi bir aradadır. Diyorum ki işte size bir kır çiçeği demeti ey okuyucu!”

 

Şehir sakinleri yakın binalarda ve dairelerde otursalar da birbirlerine uzaklar. Necip Fazıl’ın ‘Apartman’ şiirinde söylediği gibi “Yakınlıktan ötürü uçup gitmiş yakınlık”. Kara kalabalık karşısında bir tedirginlik, bir yalnızlık hissi hâsıl olur. Kimsenin kimseyi gerçek anlamda görmediği, duymadığı bir ortamdır bu.

 

Modern zamanlarda değişen şehir hayatı şöyle anlatılır: “Şehirde, şehrinizde yabancısınız. Yalnız siz değil herkes herkese yabancı. İlgiler, ilişkiler de sahte, kurmaca, geçiştirilen… Kimse tanımaz sizi. Kimse kimseye selam vermez.”

 

Şehir ile insan arasındaki etkileşim kaçınılmazdır. Şehrin kültürel dokusu insanı içine alır. “Şehirlerin insanlara giydirdiği elbiseler vardır. Şehirlerde edindiğimiz edâ ve vurgu, yürüyüş, atlama biçimleri, bakış, görüş zaviyeleri, tutum, duruş biçimi, oturma, ayakta durma formu vardır. Hepsi kendine özgü, şehrine özgüdür.  Mensubiyetsiz bir insan tekinin acırım haline.”

 

Şairin gönlünde Harput’un yeri bambaşkadır. Harput’u bütün içtenliğiyle şöyle tanımlar:

 

Duygusallıkların, yufka yürekliliğin ve odak noktada da sevginin harman yeriydi benim için Harput.”

 

Şehrin yaşadığı hallere tercüman olmak ister. Harput, bir şehir olmanın ötesinde adeta canciğer bir yakını gibidir. Kitabın yazılışı, arkaplanı hakkında yaptığı açıklamalar ile Harput şehri bir kez daha vurgulanır. Doğal bir ortamı, sağlam dostlukları, komşuluk kavramını hâsılı insanı ön plana çıkarmak için bu tercih yapılır.

 

“Bir de benim dünya görüşüm­de insaniyeti tüm yaratılmışlıkların önüne çıkarmak var­dı. İnsanı öncelemem gerekiyordu. Harput'taki bir dö­nemlerin insaniyetine dair flaşlar çakmak, aydınlatma­lar yapmak, anlayışlar üretmek istedim. Harput benim içimde sağalmayan bir yara gibi du­ruyor. Bu kitapta onunla nasıl içice, yan yana olmayaydım ben? Şehirler evet canlıdırlar ama dilleri yoktur. Biz insanlar onların tercümanıyız.”

 

Kitap on bölümden oluşur. Yazı başlıkları: Keklik Bizden Uzaklaştı, Sanki Bin Yıl Yaşadım, Harputum Meri Kekliğim, Harput Bilinci, Harput Endâzesi, Dağlar Dağımdır Benim, Beyzade,İmam Efendi, Arap Baba, Fetehmet, Kudret Buzu, Gam Zedeler/Gamze Deler, Harput Görüntüleri.

 

‘Harput Şehrengizi’ şehir üzerine yazılmış nitelikli, güzel bir eser. Kadim şehirlerden biri olan Harput, kültürü ile insanı ile dillendirilir. Kaybettiğimiz güzellikleri hatırlarız. “Sahiden hasreti çekilecek yıllardı o yıllar. Sahiden insana layık sahiden insana değer bir hayattı o. Ne yazık ki yitirdik. Geç bulduk tez kaybettik, heyhat” der Mengüşoğlu.

 

 

 

İnsan sıcağı bir hayatın yolları, işaretleri okunur bu eserde.

Şehir kitapları arasında müstesna bir yere sahiptir ‘Harput Şehrengizi’.

 

Murat Soyak ‘Harput Şehrengizi' kitabını okuyup tavsiye etti...

http://www.defterk.com/haber_detay.asp?haberID=3046